eğitsel oyun üretim kılavuzu

YEGİTEK (Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü) geçen ay sektör açısından oldukça önemli bir şey yaptı: “Eğitsel Oyun Hazırlama Kılavuzu”nu yayımladı. Pedagojik temellerden QA süreçlerine, arayüz tasarımından erişilebilirlik kriterlerine kadar geniş bir kapsama sahip olan bu kılavuza resmi sayfadan ulaşabilirsiniz.

Haberi görünce içimizde “keşke bu daha önce olsaydı” diyen bir ses yükseldi açıkçası. Çünkü biz ZeroHint olarak Millî Eğitim Bakanlığı için eğitsel oyun geliştirme işini zaten yaptık. Kılavuzsuz, standardsız, çoğu zaman “ne beklediğini toplantıda anlıyorsun” modunda.

Kılavuzda neler var?

Dokümanı okuyunca şunu söyleyebiliriz: kapsamlı. Sadece “oyun nasıl yapılır” değil, “eğitim amaçlı oyun nasıl yapılır” sorusuna odaklanıyor ki bu iki şey arasındaki fark göründüğünden çok daha büyük.

Oyun türü seçimi, kazanım-mekanik ilişkisi, yaş grubuna göre arayüz kararları, sesli anlatım standartları, hızlı kontrol listeleri… Bunların bir arada, Türkçe ve MEB ekosistemiyle uyumlu biçimde ele alındığı bir kaynak bugüne kadar yoktu. Öğretmenler, yazılım ekipleri ve eğitim içeriği geliştiricilerinin hepsini hedef almış; bu da kılavuzu çok sesli ama bir o kadar pratik yapıyor.


Biz ne yaşadık?

MEB için eğitsel oyun geliştirmek başka bir şey. Kurumsal bir müşteri olarak bakanlığın beklentileri oldukça netti bazı konularda ama bazı konularda hiç net değildi ve siz proje ortasında bunu keşfediyordunuz.

Mesela şunu öğrendik: Oyun tasarımına kazanımı netleştirmeden başlarsanız, ilerleyen aşamalarda ya oyun mekaniklerini ya da içeriği baştan yazıyorsunuz. İkisi de can sıkıcı ama ikincisi daha pahalı. Öğrencinin hangi bilgiyi hangi düzeyde edinmesi gerektiği, tasarımın değil müfredatın sorusudur. Bunu işin başında oturtunamazsanız süreç uzuyor.

Bir başka şey de QA meselesiydi. Yazılım projelerinde kalite güvencesi teknik hataları bulmak demek. Ama eğitsel içerikte bunun bir de pedagojik katmanı var: Oyun çalışıyor mu sorusundan önce, oyun öğretiyor mu sorusu geliyor. Bunu test edecek bir çerçeven yoksa, bitmiş bir ürünü kökten revize etmek zorunda kalabiliyorsunuz. Biz kaldık 😀

Kriter belirsizliği de ayrı bir başlık. Erişilebilirlik standartları, görsel dil, ses tasarımı… Bunlar proje başında yazıya dökülmediğinde her toplantıda yeniden müzakere edilen konulara dönüşüyor. Şimdi YEGİTEK’in bu kılavuzla bir çerçeve koyması, hem geliştirici ekipler hem de bakanlık adına süreci çok daha öngörülebilir kılacak.

Bu, sektör için ne anlama geliyor?

Türkiye’de bu alanda çalışan ekiplerin büyük çoğunluğu ya kendi deneyimlerinden bir yöntem üretmiş ya da yurt dışı kaynaklara bakmış. Türkçe, kamusal, MEB’e özgü bir standart belgesi bugüne kadar yoktu.

Bunun önemi şu: Bakanlığa içerik üretmek isteyen firmaların artık beklentilerin haritasına önceden bakma şansı var. Küçük ekipler için de bu önemli çünkü onlar deneme-yanılma maliyetini daha ağır hissediyor.

Tabii tek başına bir kılavuz her şeyi çözmez. Uygulamada nasıl yorumlandığı, ihale süreçlerine nasıl yansıdığı ayrı konular. Ama başlangıç noktası olarak değerli, bunu söylemek lazım.


Biz ZeroHint olarak bu alanda hem teknik hem pedagojik tarafta çalışmaya devam ediyoruz. Eğitsel oyun geliştirme ya da MEB projelerinde deneyim arayan ekiplerle konuşmak için buradayız. MEB için geliştip eba platformunda yayınladığımız, avrupa konseyi tarafından desteklenen projemizi buradan inceleyebilirsiniz.

ZeroHint, eğitim teknolojileri ve yazılım geliştirme alanında Türkiye merkezli çalışan bir ekiptir. Millî Eğitim Bakanlığı projeleri başta olmak üzere kamu ve özel sektör için eğitsel içerik ve yazılım geliştirme hizmetleri sunar. Projeniz hakkında konuşmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

Leave a Comment

Sample Image

Projenizin İlk Adımını Atalım!

Hemen arayın, projenizle ilgili detayları konuşalım, birlikte değerlendirelim.

0 312 985 0611